KASTAMONU - Türkiye'nin önemli çeltik üretim merkezlerinden Kastamonu'nun Tosya ilçesinde, Ilgaz Dağı'nın kar sularıyla beslenen tarlalarda geleneksel yöntemlerle çeltik ekimine başlandı.
Geçen yıl yaşanan kuraklık nedeniyle büyük verim kaybı yaşayan üreticiler, bu yılki su bolluğu sayesinde yüksek rekolte bekliyor.
Türkiye'nin ilk çeltik fabrikasının kurulduğu Tosya'da, Ilgaz Dağı'nın kar sularıyla beslenen Devrez Çayı çevresindeki köylerde hareketlilik başladı.
Bir önceki sezondan kalan anızları temizleyen ve tarlaları sulayan çiftçiler, traktörlerle zemin düzleme (keşan) işlemini gerçekleştirdi. Çiftçiler, dizlerine kadar ulaşan su ve çamurun içinde, ata tohumu sarıkılçık çeltiğini toprakla buluşturuyor.
Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, il genelinde 264 üretici 7 bin 820 dekar alanda çeltik ekimi yapıyor.
Bu üretimin 5 bin 720 dekarı Tosya'da 233 üretici tarafından, 2 bin 100 dekarı ise Hanönü ilçesinde 31 üretici tarafından gerçekleştiriliyor. Kentte coğrafi işaret tescilli sarıkılçık pirincinin yanı sıra yaşar, maratelli ve osmancık çeşitleri de yetiştiriliyor.
- Traktör ve drone ile ekmiyorlar
Akbük Köyü Muhtarı ve çeltik üreticisi Hayrettin Gül, sarıkılçık pirincinin bölgeye özgü bir lezzet olduğunu belirterek, üretimin tamamen geleneksel ve el emeğine dayandığını söyledi.
Üretim sürecinin çok zahmetli olduğunu vurgulayan Gül, "Traktör ve dron ile ekmiyoruz, geleneksel usullerle elimizle ekiyoruz. Direkt lezzetini çiftçinin elinden alıyor. Geçen yıl kuraklıktan dolayı hiçbir tarlamızı biçemedik, masraflarımız boşa gitti. Bu sene inşallah sularımız iyi gözüküyor" dedi.
Gül ayrıca, sarıkılçık pirincinin şeker oranının diğer pirinçlere göre beşte bir oranında daha az olduğunu ve şeker hastalarının da tüketebileceğini ifade etti.
- Üretimde hayvan gübresi kullanıyorlar
Karabey köyünde çeltik üretimi yapan Akif Bilgili de sarıkılçık pirincinin 2017 yılında coğrafi işaret belgesi aldığını hatırlatarak, "Geniyle oynanmamış bir tohumdur. Şeker oranı yüzde 17'dir. Tosya'da sarıkılçık pirincine 'tencere patlatan' derler. Diğer pirinçlere göre iki kat doyurucudur, insanı rahatsız etmez" diye konuştu.
Bilgili, üretimde hayvan gübresi kullandıklarını ve ekimden biçime kadar çeltiğin sürekli suyun içinde kaldığını ekledi.
Çifter köyünden üretici Mürüvet Aşık ise her yıl çeltik ektiklerini belirterek, "Keşan yapılırken kenarlardaki otları temizliyorum, gübresini kendim atıyorum. Zor oluyor ama alışkınız" diyerek üretimin emeğe dayalı yönünü aktardı.

Yorumlar
Kalan Karakter: