İSTANBUL - Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Erbaş, Türkiye'nin 232 bin dolarlık stevia ithalatının neredeyse tamamını Hollanda'dan gerçekleştirdiğini belirterek, işçilik maliyetlerinin mekanizasyonla azaltılması ve makineli hasat sistemlerinin geliştirilmesi halinde Türkiye'nin dünyada çok daha rekabetçi bir konuma gelebileceğini kaydetti.
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) tarafından düzenlenen "Altın Tohumlar" toplantısında, son yıllarda gıda sanayisinde popülaritesi artan doğal tatlandırıcı stevia (şeker otu) tüm yönleriyle ele alındı.
Sektör temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı online toplantıda, bitkinin Türkiye'deki üretim potansiyeli, gıda sanayisindeki yeri ve ekonomik avantajları değerlendirildi.
İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, stevia yapraklarında bulunan bileşenlerin kalori içermemesine rağmen yüksek tatlılık oranıyla öne çıktığını belirtti.
Günlük hayatta şeker tüketimini azaltmaya yönelik eğilimlerin arttığına işaret eden Kasap, yapılan bilimsel çalışmalarda stevia yapraklarından elde edilen bileşenlerin sofra şekerine göre yaklaşık 100 ila 300 kat daha tatlı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.
Kasap, bu özellikleri sayesinde bitkinin; içeceklerden süt ürünlerine, çikolatadan fırıncılık mamullerine kadar geniş bir yelpazede doğal tatlandırıcı alternatifi olarak kullanımının yaygınlaştığını ifade etti.
- Türkiye stevia ihtiyacını Hollanda'dan alıyor
Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Erbaş ise Türkiye'nin stevia glikozitleri açısından şu anda ithalatçı konumda olduğuna dikkati çekti.
Ülkedeki üretim alanlarının sınırlı olması nedeniyle küresel ölçekte rekabet etmenin mevcut şartlarda zor olduğunu aktaran Erbaş, Türkiye genelinde stevia veriminin dekar başına ortalama 400-500 kilogram civarında seyrettiğini dile getirdi.
Türkiye'nin 232 bin dolarlık stevia ithalatının neredeyse tamamını Hollanda'dan gerçekleştirdiğini, stevia glikozitlerinde ise yaklaşık 1 milyon dolarlık ithalat faturası bulunduğunu açıklayan Erbaş, daha yüksek şeker oranına sahip çeşitlerin tescil edilmesiyle üretim ve tüketim ağının gelişebileceğini vurguladı.
Erbaş ayrıca, işçilik maliyetlerinin mekanizasyonla azaltılması ve makineli hasat sistemlerinin geliştirilmesi halinde Türkiye'nin dünyada çok daha rekabetçi bir konuma gelebileceğini kaydetti.
- "Stevia çok kazançlı bir ürün"
Stevia üreticisi Selahattin Güvenç de bitkinin tarımsal üreticiler açısından yüksek kazanç potansiyeli sunduğunu ve yatırımın geri dönüş süresinin çok kısa olduğunu belirtti.
İlk yıl dönüm başına yaklaşık 150 kilogram kuru yaprak hasat edilirken, ikinci yıldan itibaren verimin 1 ton seviyelerine kadar çıkabildiğini söyleyen Güvenç, "İkinci yıldan itibaren üreticinin tek maliyeti hasat işçiliği giderleri oluyor. Stevia çok kazançlı bir ürün" değerlendirmesinde bulundu.
- Şekerde vazgeçmek mümkün değil
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden Araştırmacı Dr. Ahu Çınar ise madalyonun gıda teknolojisi boyutuna değinerek stevianın gıda sanayisinde önemli bir alternatif olduğunu fakat şekerin tüm fonksiyonlarını tek başına karşılayamadığını ifade etti.
Şekerin ürünlerde sadece tat vermediğini; karamelizasyon, kıvam, raf ömrü ve koruyucu özellikler de sağladığını hatırlatan Çınar, bu teknik nedenlerle gıda sanayisinde şekerden tamamen vazgeçilmesinin kolay görünmediğini belirtti.
Çınar, düşük kalorili ürün geliştirmek isteyen imalatçılar için şekerin bir kısmının stevia ile ikame edilmesinin hem tadın korunması hem de enerji değerinin düşürülmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar
Kalan Karakter: