RİZE - Karadeniz’in özellikle Rize ve Artvin yöresinde yüzyıllardır sürdürülen atmacacılık geleneği, bıldırcın avı etrafında şekillenen doğal bir döngüyle bugün de yaşatılıyor.
Doğadaki av-avcı zincirinin dikkati çekici bir örneği olarak anlatılan bu süreç, bölge insanı için bir tutkudan öte kültürel bir miras niteliği taşıyor.
Bıldırcın avı "işin bahanesi" olarak görülse de atmacacılığın temeli, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüklerinden alınan izinlerin ardından başlıyor.
Atmacacılar, sabunlu suyu toprağa dökerek “danaburnu” olarak bilinen böceği ortaya çıkarıyor. Bu böceklerle küçük kuşlar yakalanıyor. Bölgede “Ğaço” olarak adlandırılan serçe, sığırcık gibi kuşlar, daha sonra tepelerde kurulan ve “Tenta” adı verilen ağların arkasına yerleştiriliyor. Gökyüzünde süzülen atmaca, küçük kuşu hedef aldığında ise ağa takılarak yakalanıyor.
Atmacacılar Karadeniz Federasyon Başkanı Yahya Terzi, atmacaların tutulma sürecini anlatarak, "Önce sabunu bulacaksın, sonra suyla birlikte bir delik bulup danaburnu böceğini çıkaracaksın. Sevda oradan başlar. O böcekle küçük kuş tutulur, sonra dağlarda ağ açılır ve ağda küçük kuşla atmacalar yakalanır. Arsızını bulmak gerekir ki bıldırcına saldığında gitsin tutsun. Yaklaşık bir hafta boyunca atmacaya eğitim veriyoruz, sonra av süreci başlıyor." dedi.
Atmacaların bakımının zahmetli olduğuna dikkati çeken Terzi, av sezonu bittikten sonra kuşların tüy dökme sürecinin sağlıklı ilerlemesi için özel önlemler aldıklarını söyledi.
Terzi, “Atmacalar kışın Afrika kıtasına doğru göç eder, 20 ülke geçerler. Tüy dökmeleri gerekir. Bu sürece ‘tüylek’ deriz. Tüylek olması için sıcak ortam şart. Dışarıda kalan atmaca tüy dökemez. Bu nedenle kapalı alanlarda ısıtıcılar kuruyoruz." diye konuştu.
Atmacalara adeta evlatları gibi baktıklarını vurgulayan Terzi, bakım sürecinde Avrupa’dan özel ilaçlar temin ettiklerini belirterek, "Atmacam ölmesin diye 630 avro verip ilaç aldım. Çocuğundan fazla ilgileneceksin; suyunu, yemini vereceksin, sıcak ortamda tutacaksın, ilacını vereceksin. Tüyünü dökmeden kafesten çıkması lazım. Aksi halde verim alınamaz.” ifadelerini kullandı.
Karadeniz’de kuşaktan kuşağa aktarılan atmacacılık, doğayla kurulan hassas dengeyi ve bölge insanının geleneklerine olan bağlılığını bugün de canlı tutmaya devam ediyor.

Yorumlar
Kalan Karakter: