ANKARA - Büyükbaş ve küçükbaş hayvan çiftliklerinde büyük zararlara neden olan şap gibi ciddi hastalıkların bulaşmasında etkin taşıyıcılardan olan kuşların yuvalanması ve beslenmesini önleyen kuş filesi uygulamaları büyük önem taşıyor.
Özellikle hastalıktan ari işletmeler olmak üzere büyükbaş hayvan çiftiklerinde yuva yapan kuşlar hem hayvanlar hem de çalışanlar açısından büyük sorun oluşturuyor.
Yuva yapan kuşlar birçok açıdan değerlendirildiğinde ciddi hastalıklarla, süt ve et veriminde kayıplara, hayvan ölümlerine kadar çok sayıda soruna neden olabiliyor. Hayvan başına 40 litre süt alınabilen bir çiftlikte kuşla yaşanacak bir sorun süt verimini çok aşağılara çekebiliyor.
Çiftliklerde çardak içinde yuva yapan kuşların ortamda gürültü oluşturması bir yana hayvan yataklarına kadar heryeri pislemeleri, pisliklerinin yeme karışması ve büyükbaşlarca o yemlerin yenmesi değişik hastalıklara yol açabiliyor.
Bunun yanı sıra asıl önemli olanı şap hastalığı gibi bulaşıcı bir salgının yaşandığı günümüzde kuşların taşıyıcı olması. Çiftlikte ne kadar önlem alınırsa alınsın tek bir kuşun bile hastalık taşıması ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Bu noktada, önleyici biyogüvenlik uygulamalarından olan kuş filesi, güvercinler ve diğer kuşların çiftlikte yuva yapmasını önleyerek hem hastalıkların yayılmasını ve taşınmasını engelliyor hem de büyük zararların önüne geçiyor.
TekCan File Güvenlik Sistemleri Genel Müdürü İş Güvenliği Uzmanı ve Ziraat Mühendisi Yücel Çatalpınar, Türkiye'de hayvancılık sektörünün en büyük tehditlerinden birinin, hızlı yayılan ve ciddi ekonomik kayıplara yol açan şap hastalığı olduğuna dikkati çekti.
Şap hastalığının, süt ve et veriminde düşüş, hayvanların kesime gitmesi, işletmelerin hastalıktan ari statüsünü kaybetmesi ve hatta sürü kayıplarına kadar uzanan ağır sonuçlara yol açabildiğini vurgulayan Çatalpınar, bu noktada hastalıkla mücadelede yalnızca aşılama ve tedavi süreçleri değil, önleyici biyogüvenlik uygulamalarının da hayati önem taşıdığını anlattı.
Çatalpınar, şap hastalığının, özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda, ağız ve tırnak bölgelerinde yaralar, diz ve eklemlerde ödem, şiddetli topallık, iştahsızlık, süt veriminde ciddi düşüş, buzağı ve genç hayvanlarda ölüm risklerine neden olabildiğini belirterek, şunları söyledi:
"Hastalığın neden olduğu eklem ağrıları ve ödemler, hayvanların ayakta durmasını ve yem almasını zorlaştırır. Bu durum doğrudan süt verimini düşürür, uzun vadede hayvanların kesime gitmesine neden olabilir. Hastalık kontrol altına alınmadığında, işletme yüksek tedavi maliyetleri, üretim kaybı ve hastalığı ari belgesinin iptali gibi sonuçlarla karşılaşabilir."
- Kuşlar taşıyıcı olarak büyük risk oluşturuyor
Şap hastalığının kuşlardan kaynaklanan bir hastalık olmadığını ancak mekanik taşıyıcı olarak büyük bir risk oluşturduğunu dile getiren Çatalpınar, "Kuşlar, bir çiftlikte yem, dışkı veya enfekte yüzeylerle temas eder. Ardından başka bir çiftliğe uçar. Dışkılarıyla yemliklere ve besleme alanlarına bulaşma oluşturur. Bu durum, özellikle hastalıktan ari işletmeler için görünmeyen ama en büyük risklerden biridir. Çünkü tek bir bulaşma, yıllarca emek verilerek kazanılmış sağlık statüsünü kaybettirebilir." dedi.
Kuş filesi uygulamalarının, hayvancılık işletmelerinde yalnızca kuş yoğunluğunu azaltmak için değil, hastalıklara karşı kalıcı biyogüvenlik sağlamak amacıyla yapılması gerektiğine işaret eden Çatalpınar, " Bu nedenle kuş filesi uygulamalarında başarı oranı yüzde 99 değil, yuvalanmanın yüzde 100 engellenmesi üzerinden değerlendirilmelidir." ifadesini kullandı.
- Filenin kuşlar üzerindeki etkileri
Kuşların, içgüdüsel olarak daha güvenli, beslenebildikleri, yuva kurabildikleri alanlarda kaldığını belirten Çatalpınar, "Kuş filesi uygulaması ile yuvalanma alanları tamamen kapatıldığında, kuşların çiftlikle olan bağı doğrudan kopar. Bu durum özellikle konar-göçerlik davranışı gösteren kuş türleri üzerinde belirgin sonuçlar doğurur." dedi.
Konar-göçerlikte en büyük problem yaratan türlerin başında güvercinlerin geldiğini aktaran Çatalpınar, güvercinlerin, alan bağlılığı yüksek, yuva alışkanlığı güçlü, sürekli aynı noktaya dönen kuşlar olduğunu kaydetti.
Kuş filesi uygulaması sonrasında, yuvalanma alanları yüzde 100 kapatıldığında, beslenme imkanı ortadan kaldırıldığında, alanla bağı kuvvetli olan güvercinlerin bile çiftliği tamamen terk edeceğini vurgulayan Çatalpınar, şunları söyledi:
"Çünkü güvercin için yuvasız bir alan, kalıcı olarak yaşanabilecek bir alan değildir. Bu nedenle kuş filesi, güvercinlerin çiftlikten uzaklaştırılmasında en etkili ve kalıcı yöntemdir. Serçeler için barınma oluşturmaz, yuva kurmalarına izin vermez, sürekli tedirginlik yaratır. Bu nedenle zamanla, serçelerin sayısı da azalır ve alan tamamen terk edilir.
- Kalıcı biyogüvenlik ile kuşlardan ve hastalıktan uzak işletme
Çatalpınar, doğru planlanmış ve eksiksiz uygulanmış bir kuş filesi sistemi ile yuvalanmanın yüzde 100 engelleneceğini belirterek, "Güvercinler alanı tamamen terk eder. Serçeler zamanla azalır ve kaybolur. Yem ve besleme alanları korunur. Hastalık riski minimum seviyeye indirilir. Bu yaklaşım, özellikle hastalığı ari hayvan çiftlikleri için vazgeçilmez bir biyogüvenlik standardıdır." dedi.
Kuş filesi uygulamalarında sıkça dile getirilen "yüzde 99 başarı" ifadesinin teknik olarak yanlış olduğuna dikkati çeken Çatalpınar, "Çünkü, yüzde 1'lik bir yuvalanma ihtimali bile, hastalık bulaşı için yeterlidir. Bu nedenle doğru planlama, doğru malzeme ve doğru montaj ile yuvalanma yüzde 100 engellenmelidir." ifadesini kullandı.
- "Yüzde 100 başarı yuvalanmanın önlenmesidir"
Çatalpınar, sahada yaptıkları her uygulamayı ölçerek ve sonuçlarını gözlemleyerek hareket ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Konya’nın Karapınar ilçesinde, hastalıktan ari statüsüne sahip hayvan çiftliklerinde gerçekleştirdiğimiz kuş filesi uygulamalarında yüzde 100 başarıya ulaştık. Bu uygulamalar sonrasında çiftliklerin biyogüvenlik seviyesi maksimum düzeye çıkarıldı. Burada altını özellikle çizmek isterim; yüzde 100 başarıdan kastımız kuşların tamamen yok olması değil, yuvalanmanın ve beslenmenin yüzde 100 engellenmesidir. Yuvalanma alanlarını kapattığınızda kuş, özellikle güvercin gibi alan bağı kuvvetli türler, çiftliği tamamen terk ediyor. Bu da hastalık riskini ciddi şekilde ortadan kaldırıyor."
Biz TekCan File olarak bu uygulamaları sadece bir ticari faaliyet olarak görmediklerini dile getiren Çatalpınar, "Amacımız, bu farkındalığın Türkiye’nin dört bir yanına yayılmasıdır. Hiçbir büyükbaş ya da küçükbaş hayvanın hastalığa yakalanmasını istemiyoruz. Aynı şekilde işletme sahiplerinin, önlenebilir bir risk yüzünden maddi ve manevi zarara uğramasını da istemiyoruz. Şap gibi hızlı yayılan hastalıklar yalnızca işletmeyi değil, dolaylı olarak ülke ekonomisini de etkiliyor. Bizim hedefimiz; doğru biyogüvenlik uygulamalarıyla hastalık risklerini en aza indirerek hem üreticiyi korumak hem de ülke hayvancılığına sürdürülebilir bir katkı sağlamaktır." dedi.




Yorumlar
Kalan Karakter: