ANKARA - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım kredilerinde borç ertelemesi beklenirken "borcun varsa kredi yok" şartının üretimin sürdürülebilirliğine zarar vereceğini bildirdi.
Bayraktar, SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu yüzünden çiftçilere Ziraat
Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmediğini belirtti.
Geçen yılın zirai don kuraklık hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle üreticiler için felaket yılı olduğuna dikkati çeken Bayraktar, çiftçilerin üretimi sürdürebilmek için krediye acilen ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
"Borcun varsa kredi vermem" şartını koymanın tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vereceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:
"Biz çiftçilerimiz için borç ertelemesi beklerken böyle bir uygulamanın başlaması üreticilerimizi büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Zor bir dönem geçiren üreticimiz hem para kazanamadı hem de prim yüksekliği nedeniyle SGK’ya olan borçlarını ödeyememektedir. Bir kısmı da ziraat odalarından muafiyet belgesi almak sureti ile SGK’dan çıkmaktadır. Aynı sebeple vergi borcunu ödeyemeyen üreticilerimizde bulunmaktadır. Zor günler geçiren üreticilerimizin önünden bu engeller acilen kaldırılmalıdır."
Bayraktar, herkesin 2025 yılına dair hatırlayacağı ilk şeyin kuşkusuz doğal afetler olduğunu belirterek, "Özellikle zirai don ve kuraklık tarım sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Tabii bu etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı. Çiftçilerimizin gelirleri azaldı, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi. Yani toplumun tüm kesimi doğal afetlerden zarar gördü." dedi.
- "Kuraklıktan zarar gören çiftçiler de desteklenmeli"
Ziraat odalarından alınan bilgiler doğrultusunda; 2025 yılında yağışların yetersiz olduğunu ve istenilen dönemlerde yağmadığını, bunun da ürünlerin gelişimini olumsuz etkilediğini, tarımsal kuraklığın üretime zarar vereceğini sezon içerisinde defalarca dile getirdiğini aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:
"Ne yazık ki endişelerimizde haklı çıktık ve 2025 yılında tarımsal kuraklığın da zirai don kadar tarımsal üretime zarar verdiğini görmüş olduk. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgemizde tarımsal kuraklık görüldü. Bu da üretim istatistiklerine yansıdı. 2025 yılında bir önceki yıla göre yulaf üretimi yüzde 26, arpa üretimi yüzde 25, çavdar üretimi yüzde 20 ve buğday üretimi yüzde 14 oranında azaldı. Kuru baklagil üretimi ise geçen yıla göre yüzde 29 düştü. Bu ürünler, yapılan planlamalarda ülkemizin üretim miktarlarını ve alanlarını artırmayı hedeflediği stratejik ürünlerdir. Dolayısıyla zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır."
- Şap hastalığından zarar gören üreticilerimiz desteklenmelidir
Bayraktar, 2025 yılında şap hastalığının da üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayarak, şunları söyledi:
"Şap hastalığı sonucunda hayvanların et ve süt veriminde önemli düşüşler meydana geldi,
bu da üreticilerimizin gelirlerine yansıdı. 2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıklar çiftçilerimizin ekonomik dengesini bozdu. Birçok çiftçi kullanmış olduğu kredileri ödeyemeyecek durumdadır. Bu borçluluk hali yalnızca tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermemiş, sosyolojik ve psikolojik olarak da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiş, getirecektir. 2025 yılının uzun yıllardır görülmemiş bir afet yılı olduğunu ifade etmiştik. Bu
sebeple, afetlerden ve hastalıklardan zarar gören çiftçilerimizin durumunu bir nebze
rahatlatabilmek adına kullanmış oldukları kredilerin geri ödemesi en az 1 yıl faizsiz
olarak ertelenmelidir."

Yorumlar
Kalan Karakter: