YOZGAT - Yozgat’ta yaşayan Yasin Ali Er ve Muteber Hatun Er çifti, aradıkları şifayı doğada buldu. Çam kozalağından daha önce reçel ve sirke üreten Muteber Hatun Er, inovatif bir adıma daha imza atarak kozalak turşusu yaptı.
Özellikle solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinen kozalak formüllerini çeşitli şifalı bitki ve baharatlarla zenginleştiren Er, hazırladığı doğal ürünlerle çevresine şifa dağıtıyor.
Kimyasal ürünlerden uzak durarak doğanın sunduğu zenginlikleri mutfağına taşıyan Muteber Hatun Er, yeşil çam kozalaklarının sağlığa olan faydalarını keşfettikten sonra kolları sıvadı.
Yozgat’ta doğada bulunan kozalakları tek tek toplayan Er, kozalak reçeli ve sirkesi üreterek işe başladı. Denediği ürünlerden olumlu sonuçlar alınması üzerine tariflerini geliştiren Er, kozalağın sert yapısını özel yöntemlerle yumuşatarak geleneksel yöntemlerle birleştirdi ve benzerine az rastlanır bir lezzet olan kozalak turşusunu yapmayı başardı.
- "11 farklı baharatla 18 saat boyunca kaynatıyorum"
Özellikle astım, bronşit, KOAH gibi solunum yolu rahatsızlıkları ve akciğer temizliği için kozalağın iyileştirici bir etkisi olduğunu belirten Muteber Hatun Er, reçeline ilişkin şunları kaydetti:
"Doğadan topladığım kozalakları güzelce yıkayıp sirkeli suda sabaha kadar bekletiyorum. Ardından tekrar temiz sudan geçirip ocağa koyuyorum. Formülümü şifalı baharatlarla da destekliyorum. Tencereye andız, udi hindi, çörek otu, karanfil, çakşır otu, zerdeçal, karabiber, zencefil, ardıç meyvesi, lavanta ve safran olmak üzere tam 11 çeşit baharat aktarıyorum. Bu karışımı tam 18 saat boyunca kaynatıyorum. Kozalağın içindeki reçine, akciğerdeki ve solunum yollarındaki mukusları temizliyor, kistleri yok ediyor."
- "Turşudaki sarımsak ve sirke faydasını katlıyor"
Çam kozalağının turşusunu da kuran ve bu yöntemin sunduğu avantajlara değinen Er, "Çam kozalağı turşusunun suyu aslında çok daha etkili. İçindeki sarımsak ve sirke, kozalağın faydalarını daha da yukarı taşıyor. Kavanoza kozalaklarla birlikte sarımsak, bir yemek kaşığı şeker, turşu tuzu ve sirkesini koyup içme suyuyla dolduruyoruz. 15 gün beklettikten sonra tüketime hazır hale geliyor" dedi.
- "Eşimin KOAH hastalığı vesilesiyle başladım, Bakanlık izniyle satıyoruz"
Bu şifalı yolculuğa çıkış amacının eşinin sağlığı olduğunu dile getiren Muteber Hatun Er, sürecin ticarete dönüşme hikayesini şu cümlelerle özetledi:
"Eşimin rahatsızlığı nedeniyle bu işe başladım. Kortizon tedavisi görürken fiziksel olarak aldığı şekiller beni çok üzüyordu. Bir çare ararken kozalağı denemeye karar verdim. İlk başlarda şekersiz kaynatıp sadece suyunu kullandım. Çam ağaçlarının bütün meyve çeşitlerini denedim ve eşimin nefesinde ciddi bir rahatlama oldu. Etkisini nasıl daha da hızlandırırım diye düşünürken bitkisel baharatları formüle ekledim. 1,5 yıl kullanımın ardından doktorlar eşime 'KOAH değilsin' raporu verince dünyalar bizim oldu. Eşimin iyileştiğini gören eş dost talepte bulunmaya başladı. Talepler çığ gibi büyüyünce Tarım ve Orman Bakanlığından gerekli izinleri alarak evde resmi olarak üretmeye ve satışını yapmaya başladık."
- "Dostlarım benden ümidi kesmişti, bu iksirle yeniden dirildim"
Muteber Hatun Er’in hazırladığı formüller sayesinde sağlığına yeniden kavuşan Yasin Ali Er ise yaşadığı büyük değişimi şu sözlerle ifade etti:
"Eşim bizim yeniden dirilmemiz için adeta bir iksir yaptı. Bundan 10 yıl önce benden ümidi kesen dostlarım vardı. Çok şükür şimdi ayaktayım. Eskiden 3-5 cümleyi peş peşe kuramazken, marketten iki tane 5 litrelik su bidonunu eve getiremezken, öksürükten beynim fırlayacak gibi çırpınırken artık o rahatsızlıkların büyük bölümünden kurtuldum. Elhamdülillah çok iyiyim, göğüs hastalıkları için artık doktora gitmiyorum. Sadece polen dönemlerinde hafif bir etkileşim oluyor. Bizim tıp adamlarımız, hekimlerimiz de kesinlikle bu tarz doğal desteklere karşı değil, ancak yine de her ihtimale karşı uzman kontrolünde alınmasında fayda var."

Yorumlar
Kalan Karakter: